12 Ekim 2011 - 13:10

İran'ı Suudi elçisine suikast ve ülkede bombalı eylem planlamakla suçlayan ABD iddialarında bir muhbirin anlattıkları dışında birşey yok!

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Dünya bugüne ABD'nin İran'a yönelik yeni bir terör iddasıyla uyandı. Obama yönetimi, İran ve Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü'nü, Suudi Arabistan'ın ABD Büyükelçisi Adil el Cübeyir'e yönelik bir suikast planını desteklemekle suçladı.

ABD'li yetkililer, suikastı gerçekleştireceğine inanılan iki tetikçiden birinin geçen ay tutuklandığını, diğerinin de İran'da olduğunu tahmin ettiklerini belirtti. Şüphelilerin adları, ABD ve İran vatandaşı olan 56 yaşındaki Mansur Erbabsiyar ve Kudüs Gücü üyesi olduğu belirtilen Gülam Şakuri olarak açıklandı.

EN BÜYÜK DELİL PARA TRANSFERLERİ

Öte yandan, suikast için Meksika'daki uyuşturucu kartellerine bağlı tetikçilerin kullanılmak istendiği öne sürülürken, açılan davanın iddianamesi yeni bir FBI komplosunun yürürlükte olduğuna yönelik şüpheleri artırdı.

İngiliz basınında yayımlanan Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan iddianamede, tutuklanan İranlı zanlıya yönelik en büyük delil, Erbabsiyar'ın ABD ile İran arasında yaptığı yüklü para transferleri öne çıkıyor. 21 sayfalık iddianamenin neredeyse yarısı bu para transferleri, gerçekleştirildikleri bankalar ve bu transferlerin "savcı ile güvenlik güçlerinin izlenimlerine ve deneyimlerine dayanılarak" terör eyleminde kullanılmak üzere gönderildiği iddialarını içeriyor.

MEKSİKA'DAKİ TEK TETİKÇİ ABD'NİN ADAMI ÇIKIYOR!

Öte yandan, müslümanlara yönelik hemen her vakada olduğu gibi burada da FBI'ın paralı muhbiri başrolde. İddianamede suikast için Meksika'daki uyuşturucu kartellerine bağlı tetikçilerin kullanılmak istendiği öne sürülürken, bu tetikçinin uzun yıllardır ABD için çalışan ve "CS-1" olarak belirtilen bir muhbir olması ilginç.

İran'ın en etkili ve eğitimli askeri gücü olduğu iddia edilen Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü adına suikast tertiplediği iddia edilen bir kişinin, koskoca Meksika'da işi için bir ajana rastlaması (!) ve ajan CS-1'e pervasızca tüm ayrıntıları anlatması da dikkat çeken bir başka konu...

İran adına suikastle suçlanan birinin telefon kayıtlarına yansıyan 'rahatlığı' da bir başka soru işareti... İran devleti ile kurulan bağlantı ise, tutuklanan zanlının: "kuzenim orduda özel kuvvetler için çalışıyor", "bana uyuşturucu işindekilerle bağlantı kurmamı, onların para için cinayet işleyeceğini söyledi" gibi cümleleri...

"FBI KOKUYOR"

Öte yandan, ilk andan itibaren habere ihtiyatlı yaklaşmayı seçenlerin dikkat çektiği başka noktalar da var. FBI kontrolü altındaki bir bankaya, ABD hükümetinin gözetlediğini açıklamaktan çekinmediği İranlı önemli isimlerin yüklüce para göndermesi şüpheli bulunuyor. ABD topraklarında terör eylemine girişecek kadar 'pervasızlaşmış' İran'ın, bu iş için sadece iki ismi ve Meksika'da bir uyuşturucu tacirini kullamayı yeterli görmesi "saçmalık" olarak niteleniyor.

Birçok kişinin dikkat çektiği nokta ise, bu senaryonun çok fazla "FI komplosu" koktuğu... Görünen o ki, yine bir FBI muhbiri, bir İran asıllı Amerikalı'ya hazır senaryo ile gitmiş, zanlı planı kabul edince de basın toplantısı ayarlanmış!